Başlığı yazarken arka plandaki 'cuk' sesini duydum.
Evet çoğunuzunda bildiği gibi öncelikle gratis ve watsons olmak üzere bir çok marka, firma artık neyse adları. İşte bunlar aslında iyilik, indirim başlığı altında bizleri bir batağa çekiyor. Ben de şu an tam o batağın içindeyim. Sevgililer günü başlığı altında bugün itibariyle indirimler çoğu firmada başladı. Normalde hiç bir şey almayacağım hani ihtiyacım yok. Hayatım gayet düzgün ilerliyor. Ama bir başlık 'indirim' 'bu fırsatı kaçırmayın' '%50ye varan' bakın tam olarak bu cümleler benim gayet düzenli ve katiyen eksiği olmayan hayatımda koca bir boşluk oluşturuyor. Ve her seferinde bu boşluğu doldurmayı çalışorum. Alıyorum, alıyorum, alıyorum. Ve eve gelince 'ya bu ne?' 'bunu neden aldım' 'yani ihtiyacım yoktu buna' vs. Niye şu an anlatıyorum. Çünkü evdekilerle paylaşamam bu derdimi arkadaşlar. Ne diycem babama. Canım babam ben 7 tane ruj almış olabilirim evet hiç birine ihtiyacım da olmayabilir, evet hepsi birbirinin bi ton açığı bi ton koyusu olmuş olabilir. Yani evet keşke almasaydım ama aldık bi kere neyse artık bi sonraki indirimde bir şey almam. Hah bi de bu var. Ay ben şimdi aldım artık almam uzun bi süre. Tek tek alcağıma hepsini birlikte aldım anacım. Bi dahaki indirim mağazaya bile girmem. Ben en son Eda Taşpınarın at kılı fırçasını aldığımda bu cümleleri kurmuştum ve tam olarak yılbaşı indirimiydi. Yani bi gün kullanırım. Zaten tüm eksiklerim tam bi sonraki indirim boş geçerim. Ay yaz yaz bitiremiycem. Haksızım ya savunmam lazım kendimi susamıyorum o yüzden.
Neyse başka bir şeyden bahsedeyim size. Öküz otutturan bir şey. Benim okulum 30 Ocakta açıldı. Başladılar yani. Ve sağ olsunlar hiç de aman ilk hafta çocuklar sınavdan çıktı, zaten vere vere 12 gün tatil verdik o yüzden çoğu uzatmış, bak yarısından çoğu yok sınıfın bari bizde abartmayalım yavaştan alalım bi derste 50 sayfa ilerleyip, 3 konu birden bitirmeyelim demiyolar. Evet sınıf gruplarında konuşuluyor gayet yarılamışlar 2 haftada. Sözlerimden anlayacağınız üzere ben de tatili uzatanlardanım. Hatta 2 hafta uzatanlardanım. :) Ve gitme vaktim geldi. Ya üniversite iyi hoş. İstanbul olunca hatta daha bi iyi hoş ama. Ne biliyim aileden uzak olmak garip ya. Hala alışamadım.
Öyle yani gideceğim diye bi hüzün var içimde. Ve belki anlatınca geçer diye düşünmüştüm. Ama üzgünüm olmadı. Neyse son zamanlarımı biricik gardaşımla geçirmek istiyorum yüksek müsadenizle. bu arada sizden naber ya? Sizde anlatın. Bekliyorum. Kendinize iyi bakın. :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder